2 Ocak 2013 Çarşamba

2012'de Neler Okunmuş 1


Yıl bitti. Her yeni yılın ilk demleri gibi şimdi de 'zaman, geriye dönüp panorama eyleme zamanıdır'. Tabii genel bir panorama değil yazının konusu; gerçekten kitap okuduğumu hissettiğim bir yıl olan 2012'ye, bu açıdan yaklaşmak.

2012'nin 365 gününün 348 tanesinde kitapla hemhal olmuş, iş bu 348 günde toplam 72 kitap okumuşum... Tüm listeyi şu başlıkta görebilirsiniz;

Ne Okumuşum?

Şimdi şöyle bir bakıyorum da okunan kitapların içinde fazlasıyla okunmalı olanlar var. En azından ufak bir vurgu yapayım dedim ben de gerekenlere. Genel olarak hepsi başarılı kitaplardı, hatta içlerinde okunmasa da olur diyebileceğim en fazla 7-8 tane vardır, 10 yoktur. Ama yine de bazıları diğerlerinden çok daha okunası.

Aslında hepsini tek başlıkta yayımlamayı düşünüyordum ama kısa yorumlara başlayınca vaktin nasıl geçtiğini anlamakta ufak bir zorluk yaşadım ve bu haliyle bile uzunumsu olan başlık çok daha uzayacaktı. Haliyle bölmek fikri daha cazip gözüktü. Ve içlerinden 30 küsur en önem verdiğim kitabı seçip 4 başlık halinde yayımlamaya karar verdim;

-Okuma sırasına göre gidiyorum.
-Numaralar, yıl içindeki kaçıncı okunan kitap olduğunu gösteriyor.

Devam başlıkları;
2012'de Neler Okunmuş 2
2012'de Neler Okunmuş 3
2012'de Neler Okunmuş 4


2) Nazan Bekiroğlu - Mor Mürekkep: Nazan Bekiroğlu çok değişik bir kalem. Yüreğiyle yazıyor diye bir tanımlama vardır hani artık klişeleşmişliğinden kullanmaktan kaçındığım, ama tam olarak böyle yazıyor. Her kitabı okunası, her kitabı vurgulanası bu yüzden. Ama Mor Mürekkep, denemeleri içinde ayrıca vurguya layık.
Ufak bir başlık açmışız zamanında; Mor Mürekkep.

5) Johann Wolfgang von Goethe - Genç Werther'in Acıları: Klasik tanımının hakkını sonuna kadar veren kitaplardan biri. Edebiyata çok büyük katkıları olduğu bugünden bile kolaylıkla görülebiliyor. Mektup tarzının zirvesi demek belki kendi hamlığımızdan kolay olabilir ama sanki gerçekten de öyle. Okumadan olmaz bu kitabı. 

6) İskender Pala - Katre-i Matem: Aslında bu listede olmaması gerekiyor bu kitabın. Zira yılın en sevdiğim X listesine girmesi çok kolay değil. Ama İskender Pala'nın kitapları içinde nispeten başarılı diyebileceğim nadir kitaplardan biri olmasından dolayı ayrıcalık tanıyayım dedim :) Kurgusunda yine klişe İskender Pala mantığını sezmemize rağmen diğerlerinden birkaç adım önde olduğu bariz. Okunmasa da olur bununla beraber.
Ayrıca bir başlığımız da varmış; Katre-i Matem.

7) Halil Cibran - Ermiş: Felsefi roman sınıfından oluyor kendileri. Halil Cibran'ın her ne kadar orijinal olmasa da, çok güzel kullandığı bir söyleme de şahit oluyoruz. Hani Böyle Buyurdu Zerdüşt'e hayransanız, bu kitabı sevmemeniz için herhangi bir sebep göremiyorum. Nietzsche'nin Doğu'ya göz kırpmaya çalıştığı uslübunun orijinali de diyebiliriz Halil Cibran'ınkine. Klasik bir roman gözüyle bakmamakta faydadan ziyade faydalar var denilebilir.

8) Bejan Matur - Dağın Ardına Bakmak: Türkiye'nin en büyük dertlerinden biri diye geçiyor terör belası. Değil, eni. Açık ara en büyük derdi. Bu konuya keşke tüm memleketçe tam mesai eğilsek. Gönülle eğilsek... Kitabı sanırım bu yüzden önemsiyorum. Bu belanın başaktörlerinin iç dünyalarını kulaktan kulağa oynayarak öğrenmektense, bu şekilde gerçekten birebir yapılmış çalışmalarla öğrenmek lazım. İçeriğini seversiniz sevmezsiniz başka mevzu ama çok başarılı bu açıdan.

10) J. D. Salinger - Çavdar Tarlasında Çocuklar: Arıza yazarlarımızdan Salinger'ın açık ara en büyük eseri. Eser. Gerçekten öyle. Okunduğu zaman akıldan çıkmasının olanaksızlığıyla karşılaşıyorsunuz ilkin. Farklı bir yazardan çıkınca bu kurgu, haliyle ortaya çıkan karakter de bir o kadar farklı oluyor. Sadece romana hakim olan o bayağı dilin bu şekilde edebi bir forma sokulmuş olması bile ne kadar övülse az işlerden. Bu kitap okunmalı. Bu kitabı anıp da Jerry Fletcher'i anmamak olmaz tabi. Selam olsun :)

13) İhsan Oktay Anar - Suskunlar: Türk Edebiyatı yakın dönem roman tarihinin sanırım en mühim isimlerinden biri İhsan Oktay Anar. Romanlarına konu ettiği tarihi dönem dilini okuyucuya çok başarılı bir şekilde aktarıyor. Başarısındaki en büyük nokta bu olmalı. Ortaya koyduklarının felsefe yanı olsa da sevenlerine baktığımda işin bu boyutunun gerektiği kadar dikkatleri celbetmediğini görüyorum. Ve bu durum yazara normalden daha fazla ilgi duymamı sağlıyor sanırım...
Suskunlar, çok büyük bir yazım. Her ne kadar genel manada en çok sevilen kitabı olmasa da İhsan Oktay Anar'ın, benim nazarımda açık ara en başarılı yazımı. Birkaç paragrafı hala aklımdan çıkaramıyorum. Hani o paragrafları yazmak için gerçekten de edebi olarak başka boyutta olmak lazım. Bu kitabın kesinlikle en son okunması lazım. Daha önce okuyup da diğer güzel kitaplarının değerini gözünüzde azaltmanın manası yok :)
Gördüğünüz gibi 13 her zaman uğursuz olmayabiliyor :oleyo:
Müstakil başlığımız varmış bu kitaba dair de; Suskunlar.

14) Stefan Zweig - Satranç: Hayatı ile de ayrıca büyük dersler sunan Stefan Zweig'in sanırım en bilinen eserlerinden biri Satranç. Boyutuyla ters orantılı bir etki gücüne sahip. Anlattığı mevzuyu ele alış şekli, bu şekli ortaya çıkarırkenki kullandığı temalar vs hepsi muazzama yakın. Savaş çok başka ve çirkin bir şey. İçeriğine girmemek gerçekten zor bu kitapla ilgili bir şeyler söylerken. İlla okunmalı.

1 yorum:

  1. Bir kaç tanesini not aldım. Nasip olursa 2013 de okurum. Keyifli okumalar.

    YanıtlaSil

Yorumunuz blog sahibinin onayından sonra yayınlanacaktır.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...