17 Ekim 2012 Çarşamba

The Avengers (2012) & Jaws (1975)


2000li yılların sanırım en sansasyonel sinema gelişmelerinden biri patlayan süper kahraman filmleri. Marvel olsun DC Comics olsun her dünyaya ait süper kahramanların ultra müthiş efektli filmlerini izledik durduk neredeyse her sene. Demir Adam ile zirve yapan popülerlik artık evrenlerin toplanmasını farz kıldı da en nihayetinde The Avengers'i izleyebildik.

Devamını Oku

Dog Day Afternoon (1975) & Red Dog (2011)


Sidney Lumet ustanın yine güzel bir çalışması. Dönem Amerika'sının tüm eleştirel bakılabilecek noktalarını senaryoya cuk diye oturtmuş. 60'lardan hafif hafif 70'lere evrilen bir ülkenin o anki kültür erozyonuna şahit olurken aynı zamanda gerçekten yaşanmış bir olayı yaşıyoruz.

Oyunculuklar, replikler vs film bu açılardan çok takdirlik. Al Pacino'nun en dehşetli yılları zaten. The Godfather'le kalplere yerleştiği, bir daha da o yeri bırakmayacağını tüm aleme gösterdiği yıllar. Tüm heybetiyle toy Al Pacino'yu izlemek bile fazlasıyla kafi hasılı.

Devamını Oku

16 Ekim 2012 Salı

Uzun Hikaye - Bulgaryalı Ali Rises. Evet.



Şu anki yazdığım satırların yerinde daha farklı şeyler olacaktı ey Arkadaş. Mustafa Kutlu'nun Uzun Hikaye'sini çok seven biri olarak, filmi sabırsızlıkla bekliyordum. 12 Ekim'de filme gidecek ve üzerine uzun uzun yazacaktım. Geçmiş zamanların o geçmişliğinin arasında sıkışıp kalmış masumiyetlerden girip, günümüz modernizminin çıkış noktalarının nerelerden neşvünema bulduğuna kadar pek çok şeye değindiğim bir yazı planlıyordum kafamda.

Devamını Oku

10 Ekim 2012 Çarşamba

Yeelen (1987) & The River (1951)


İsmini sıklıkla duyduğum Afrikalı yönetmenlerden Souleymane Cisse'nin izlediğim ilk filmi Brightness. Film de ismi gibi tamamen bir Işık güzellemesi. Bu kadar büyüleyici bir şey olduğunu hiç sanmazdım. Hani yokluk filan diyoruz ya bazı filmleri överken, bu filmde bunun kralı var.

Devamını Oku

9 Ekim 2012 Salı

Total Recall (1990) & Fetih 1453 (2012)


Aslında ilkten Arnold Schwarzenegger filmi diye burun kıvırılma olasılığı bir hayli fazla ama senaryonun Philip K. Dick'in bir hikayesinden uyarlanmış olması, bu yüksek olasılığı bir anda yerle yeksan ediyor. Muhteşem fikirlerin, hayal gücünün elemanı diyebileceğimiz PKD'nin ekmeğini yiyor hasılı film.

Devamını Oku
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...