İngiltere Sineması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İngiltere Sineması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Kasım 2012 Salı

Weekend (2011) & 2001: A Space Odyssey (1968)


2011'in sonlarına doğru birden çıktı karşımıza Weekend. Merak ettik. Nedir dedik. Ama hemen izlemedik. Olur da güzel bir şey çıkarsa, 2012'nin o vasat iklimine bir nebze olsun ferahlık getirir hesapları yaptık...

Ama yanıldık gibi. Güzel bir film denilebilir mi emin değilim ama vasat bir film olmadığını söyleyebilirim kolaylıkla. Ne söylemek istediğini bilen, fazla detaya girmeyen, klişeye bulaşmaktan korkmayan bir üslup benimsemiş olması artı puan getiriyor. Yine bu özellikler sebebiyle de çok üst bir film olma hakkını kaybediyor. Temasını işleyip, kamerayı kapatıp işine bakılmış bir havası var genel manada. Zira zaten bir de haftasonu filmi olması bunu pekiştiriyor.

Devamını Oku

18 Eylül 2012 Salı

The General (1926) & The Deer Hunter (1978)


19. yüzyılın ikinci yarısına dair bir tarih filmi. Dönem çok bariz olduğundan savaşa vesaire girmek gereksiz sanırım. O yüzden sadece Buster Keaton üzerinden gidelim biz.

Nasıl bir adamdır bu Buster Keaton, anlayamıyorum. Yıl daha 1920'ler ama adamdaki akrobasi yeteneği nasıl bu kadar gelişmiş durumda, anlamak mümkün değil. O hareket halindeki arabaların, bisikletlerin, hatta trenlerin üstünde yaptığı bu hareketler vs. Gerçekten hayran kalmamak elde değil. Sırf bu merakımı gidermek için ara ara açar izlerim rastgele bir Buster Keaton filmi ve asla şaşkınlığım gram bile azalmaz. Hani tamam efekt filan olsa anlarım da, yıllar daha 20'ler :)

Devamını Oku

1 Ağustos 2012 Çarşamba

The Dark Knight Rises (2012) & AVP: Alien vs. Predator (2004)


Ben olaya filmbefilm (seri olarak :) ) olarak bakıyorum. Bakmak istiyorum :)

Bu seriyle Batman, genel kitleleri kazanarak, sinemaya kazandırılmıştır. Diğer filmler hep bir şekilde süper kahraman filmi olarak yaftalanıp bir kısım izleyici için önemsenmişti. Lakin bu seri ile çok fena bir şekilde ciddiye alınmış durumda. Dahası alınması gereken bir durumda.

Bu açıdan tam bir epic conclusion durumu var The Dark Knight Rises'de. Batman Begins ile bismillah denilen süreç, başlangıcına yakışır bir nokta ile nihayete ermiş. Oyuncular, oyunculuklar muhteşem. Arada birkaç çok güvenilen oyuncu, kendi yarattıkları beklentilere cevap veremese de, bu böyle :)

Devamını Oku

30 Temmuz 2012 Pazartesi

Mad Max (1979) & Bronson (2008)


Mel Gibson'u, Mel Gibson yapan film desek yanlış demiş olmayız sanırım Mad Max'e. Kıyamet sonrası temalı ilk filmlerden de aynı zamanda. O yıllara göre enfes bir atmosfer yaratılmış durumda ve filmin benim açımdan en büyük başarısı da bu. Günümüzde bile tüm imkanlar el atında olmasına rağmen bu kadar aykırı atmosfer yaratılamıyor çoğu zaman. Kutluyoruz.

Devamını Oku

3 Temmuz 2012 Salı

A Clockwork Orange (1971) - Sütlerimizi İçmeyi Aksatmıyoruz, Değil Mi Kardeşlerim?

Orijinal boyutu için tıklayınız

Bazı filmler oluyor, üzerine kelam etmek yersiz olabiliyor. Onlardan biri için bkz. bu film.

Ortaokul yıllarımda izlemiş ve ziyadesiyle eğlenceli bulmuştum filmi. Tam olarak anlamış olmam imkansız o hafiften şekillenmeye başlamış beyinle ama şimdi düşününce yine de bir şeyler kapmışım sanki o yaşa göre. Daha sonra da izledim defalarca ama, en zevk aldığım izlemem ilkiydi, diyebilirim kolaylıkla. Sonra gelişen altyazı olayları vesilesiyle öğrendik ki, filmin çevirisi meğerse yetersizmiş. Tabii bu sebeple tekrar edemedik sonraki yıllarda. Gollum'un kıymetlisi olmadan geçirdiğine benzer bir "bekledik, bekledik... ve bekledik" eylemsel sürecini yaşadık. Sonunda güzel bir abi çıktı da hak eden çeviri sundu vatana millete. Hal böyle olunca bu farklı ve de güzel filmi bir daha tekrar etmemek olmazdı.

Devamını Oku
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...