24 Eylül 2012 Pazartesi

The Hunger Games (2012) & The Conspirator (2010)


Popüler yazımlara hiç eğilimim yoktur. Edebiyat gözüyle de bakamıyorum. Sırf para için yazılmış serilerin bu kadar çok el üstünde tutulmuş olmasına da anlam veremiyorum. Bunlarla beraber önyargılı değilim. Her kalem oynatış güzeldir, saygıdeğerdir önyargısız değerlendirilene kadar :) O sebeple roman serisine bir şey demiyorum şimdilik.

Devamını Oku

Serpico (1973) & 21 Jump Street (2012)


Polis teşkilatıyla bu açıdan alakadar izlediğim ilk film olabilir Serpico. Şöyle bir düşünüyorum, daha öncesinde izlediğim yok sanırım. O sebeple sinema ile tanışmamı sağlayan filmlerden diyebilirim Serpico'ya. Hatta o kadar etkilemiştir ki film zamanında, sakal takıntımın sebeplerinden biri bu film bile olabilir. Bu izleyişimde bu geldi aklıma :) Zira yine düşünüyorum da, Al Pacino'nun şu halinden daha karizmatik bir sakal bıyık kombinasyonu yerleşmemiş şimdiye kadar zihnime. Bir insan evladına, hele ki Al Pacino kadar çirkin birini dahi insana benzetiyor, daha fazla yakışamaz sakal.
Devamını Oku

18 Eylül 2012 Salı

The General (1926) & The Deer Hunter (1978)


19. yüzyılın ikinci yarısına dair bir tarih filmi. Dönem çok bariz olduğundan savaşa vesaire girmek gereksiz sanırım. O yüzden sadece Buster Keaton üzerinden gidelim biz.

Nasıl bir adamdır bu Buster Keaton, anlayamıyorum. Yıl daha 1920'ler ama adamdaki akrobasi yeteneği nasıl bu kadar gelişmiş durumda, anlamak mümkün değil. O hareket halindeki arabaların, bisikletlerin, hatta trenlerin üstünde yaptığı bu hareketler vs. Gerçekten hayran kalmamak elde değil. Sırf bu merakımı gidermek için ara ara açar izlerim rastgele bir Buster Keaton filmi ve asla şaşkınlığım gram bile azalmaz. Hani tamam efekt filan olsa anlarım da, yıllar daha 20'ler :)

Devamını Oku

3 Eylül 2012 Pazartesi

The Debt (2010) & Die Welle (2008)


The Debt, casus filmlerinin esaslıları familyasına aday olma hevesiyle çıkmış yola belli ki. İyi de yapmış. Öyle atlayalım zıplayalım, bu operasyonu kazanalım havaları bir yerden sonra çekilmez oluyor. Bu açıdan artı algı verdiğini hemen belirtmek lazım.

Devamını Oku

2 Eylül 2012 Pazar

Sunset Blvd. (1950) & Detachment (2011)


Hayatımın filmlerinden diyebilirim Sunset Bulvarı'na. İlk izlediğim klasiklerdendi ve izler izlemez büyük bir merak başladı bu tür filmlere karşı. İzleyeli olmuştur bir 15 sene ama o kadar vefalıyımdır ki daha bu ikinci izleyişim oldu. Allah beni kahretmesin emi :)

Devamını Oku
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...