9 Ocak 2013 Çarşamba

2012'de Neler Okunmuş 4



Devam edip bitiriyoruz;


İlgili başlıklar;
2012'de Neler Okunmuş 1
2012'de Neler Okunmuş 2
2012'de Neler Okunmuş 3


48) Claude Addas - Muhyiddin İbn Arabi Kibrit-i Ahmer'in Peşinde: Hakkında ciddi bir yazınsal boşluk olan çok mühim şahsiyetler diye bir liste yapsak, sanırım(!) Muhyiddin İbn Arabi çok yukarılardan girmiş bulunur listeye. Bunun yanında, hakkında bulunan az sayıdaki tarihi araştırmaların genel olarak yanlış değerlendirmelerden oluştuğu çok mühim şahsiyetler diye bir liste yaparsak, bu sefer çok daha yukarıdan girmiş bulunur ilgili listeye.
Claude Addas'ın bu, çok emeklerle hazırlandığı her halinden belli olan, eserinin önemi -belki de- tam burada ortaya çıkıyor. Her ne kadar kendisini Marifet Sultanı'nın peşinde sadık bir yolcu saydığı bariz olsa da, bu güzel yazar olabildiğince ortadan bakmayı başarıyor İbn Arabi'ye. Çok daha farklı yerlere çekilmesi muhtemel vakıalara hiç girmemiş bile. Bu açıdan bakıldığında, genel tarihi kirliliğe atılmış bir kurşun olarak da görülebilir Kibrit-i Ahmer'in Peşinde.
Meraklısı için bulunmaz bir nimet ama Muhyiddin İbn Arabi'yi tanımayanların okuyup da tanıyabilmesine olanak sağlayan bir çalışma değil elbette. Sanırım bu nitelikte bir eser de kolay kolay olamaz. Bazı şahsiyetler sığmıyor kelama, kaleme, akla...

Devamını Oku

8 Ocak 2013 Salı

2012'de Neler Okunmuş 3



Devam ediyoruz...

İlgili başlıklar;
2012'de Neler Okunmuş 1
2012'de Neler Okunmuş 2
2012'de Neler Okunmuş 4


30) Friedrich Nietzsche - Böyle Buyurdu Zerdüşt: Fikir uzantılarının ulaştığı tehlikeli noktalara rağmen çok tuttuğum filozoflardan biridir Friedrich Nietzsche. Felsefesinin temelini oluşturması açısından da çok mühim bir eserdir Böyle Buyurdu Zerdüşt. Kendisine göre 'yazılmış en derin eser'dir. Katılmak mümkün bu söyleme. Tabii katılmaktaki espri, tam anlamdaşlık barındırmıyor. Ama Nietzsche'ye dair en azından temel bir bilgi yapısına sahipseniz, kitaptan alacaklarınız bu söyleme muhalefetinizi kıran şeylerle voltranı oluşturuyor. Ve ortaya kitaptan zoraki bir haz alma eylemi zuhur etmiş oluyor.
Aslında Böyle Buyurdu Zerdüşt bir roman değil. En azından klasik bir roman değil. Felsefi yapısı, söylevsel üslubu, yol temasına vurgun eylemselliği... bunlar hep beraber farklı bir alana taşıyor kitabı.
Eleştiride elbette bulunabilir ama bulunulmaması daha olası. Eleştiri için günlük olaylara bağlı kalmak işi kolaylaştırabilir. Zira Nietzsche'nin de dediği gibi zamanının ağzı değildir bu kitap. Bazı zamanlarda bulunan ağızlar o zamanın kulaklarıyla aynı frekansta buluşamazlar. Kitabın nokta değerlendirmesi budur nazarımda :)
Son olarak da Say Yayınları'ndan çıkan Murat Batmankaya çevirisi tavsiye edilir.

Devamını Oku
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...