5 Ocak 2014 Pazar

Ficciones - Jorge Luis Borges / Düşün Bittiği Noktanın Ötesine Dair


Ficciones Hayaller ve Hikayeler, Jorge Luis Borges, İletişim Yayınevi, 1. Baskı 2013 İstanbul, Çevirenler; Fatih Özgüven ve Tomris Uyar, 203 Sayfa


Çok güzel cümle kurabilenlerle çok sağlam fikir serdedenlerin rekabeti gibidir edebiyat tarihi. Bu ulvi tarihte an gelir bir yazar, neredeyse hiçbir şey demeden muazzama yakın bir metin yazar. Kendi yarattığı güzelliğin ramı olur ve yazar da yazar. Yazma şehveti de denilebilir buna. İllaki bir şeyler söylüyordur ama hayatın akışına etki edecek kadar elle tutulur değildir. Ve ortaya çıkan şeyin estetiği hatırı sayılır bir etki yaratır, kendisini su götürmez şekilde kabul ettirir. Belki daha çok da sevdirir. Tersi durumlar da mevcuttur. Gayet düz denilebilecek bir üslupla, hayatı kökten değiştirecek şeyler söylenir bazen de.

Devamını Oku

18 Eylül 2013 Çarşamba

Tutunamayanlar - Oğuz Atay / Disconnectus Erectusgiller


Tutunamayanlar, Oğuz Atay, İletişim Yayınevi, 60. Baskı 2013, 724 Sayfa

Edebiyatta "köşe taşı eserler" kavramının -içrek anlam bağlamı açısından- paradox olduğunu hissediyorum. Olmamalı gibi geliyor böyle bir şey. Olursa edebiyat, edebiyatlıktan çıkarmış gibi geliyor. Sanki daha basit, daha bayağı bir şey haline gelirmiş gibi geliyor. Gönlüm razı olmuyor. Ama...

Devamını Oku

28 Haziran 2013 Cuma

Huzur - Ahmet Hamdi Tanpınar


Huzur, Ahmet Hamdi Tanpınar, Dergah Yayınları, 19. Baskı Aralık 2011, 419 Sayfa

Birkaç yazar var, sadece (edebi) kalemleriyle tartılmaları tek kelimeyle haksızlık. Kelamları es geçilmemeli. Hayata dair gözlemleri çok mühim. Varoluşunu böylesine gerçekleştirmiş insanlarla aynı dille birebir aynı frekansta buluşmak tam anlamıyla şükür sebebi. Ahmet Hamdi Tanpınar kesinlikle bunlardan (ama çok leziz meyve vermişlerinden) biri.

Devamını Oku

23 Mayıs 2013 Perşembe

Mavi Lale - Nazan Bekiroğlu



Nazan Bekiroğlu'nun -o kendine -gerçekten- özgü- üslubu üzerine az biraz kafa yoran okurlar için mühim bir çalışma kendileri. Yazarın daha sonradan iyice oturacak olan "imla ile daha başka diyarlarda hemhal olan fikir" şeklinde ifade edilebilecek üslubunun sancıları seziliyor bangır bangır. Zira kısa yazılardan oluşan kitap, yer yer incelemelerle sekteye uğrarken ilgili mevzu açısından, yer yer içrek denemelerle hedefi tutturuyor en yürek istikametinden.

Bu buram buram zerk edilmiş ezoterizm fark edilmeyecek gibi değil;
yine derinlemesine yollara salık veren motifler...
yine bu motiflere yakışır bilişsel yolculuklara yazarca uğurlanışlar...
yine bu uğurlanışlarda arkanızdan kovalar yerine gözlerden dökülen mailer/umutlar/dualar...

On altıncı yüzyıldan kalmış bir çinideki imzanın modern yaşamda, su dolu bir bardak içindeki yağ zerresi garipliğini yaşıyormuşsunuz da, bu gariplikle yazdıklarınızı anca sizin gibiler anlıyormuş'un kitabı Mavi Lale. Mavi ve Lale bir kitap; Kitap'a olurken yanında Kalem ve (en Mor'undan) Mürekkep'e Andolunan dolayından...

Genel bağlamda kitabın esas fikrini soyutlaştıran bölümlerin bile esas fikre destek vermesi durumu bu çalışmada da var. Değil mi ki motif lale; terslikler de dahil!

Hasılı okuması az-biraz zor olsa da, yüreği cins çalışanlar için kaçırılmaması gerekenlerden. Diğer Nazan Bekiroğlu kitapları gibi.

Yazana, yazanın yüreğine/eline/emeğine/gözlerine/pazar sabahı evdekiler yerine uğraştığı çiçeklerine sağlık...

Not: Elektrik kesintisinden sonra kaybedilen esas yazıyla peydah olan hayal kırıklığına rağmen, sevilen kitabın 3-5 kelime de olsa yorumsuz kalmaması adına yazıldı. Ve gerçekten kitaba dair yazıldı. Ömür olursa gelir inşaAllah daha layık uzunluktaki yorum da...

Eşe dosta merhaba.
Devamını Oku

9 Ocak 2013 Çarşamba

2012'de Neler Okunmuş 4



Devam edip bitiriyoruz;


İlgili başlıklar;
2012'de Neler Okunmuş 1
2012'de Neler Okunmuş 2
2012'de Neler Okunmuş 3


48) Claude Addas - Muhyiddin İbn Arabi Kibrit-i Ahmer'in Peşinde: Hakkında ciddi bir yazınsal boşluk olan çok mühim şahsiyetler diye bir liste yapsak, sanırım(!) Muhyiddin İbn Arabi çok yukarılardan girmiş bulunur listeye. Bunun yanında, hakkında bulunan az sayıdaki tarihi araştırmaların genel olarak yanlış değerlendirmelerden oluştuğu çok mühim şahsiyetler diye bir liste yaparsak, bu sefer çok daha yukarıdan girmiş bulunur ilgili listeye.
Claude Addas'ın bu, çok emeklerle hazırlandığı her halinden belli olan, eserinin önemi -belki de- tam burada ortaya çıkıyor. Her ne kadar kendisini Marifet Sultanı'nın peşinde sadık bir yolcu saydığı bariz olsa da, bu güzel yazar olabildiğince ortadan bakmayı başarıyor İbn Arabi'ye. Çok daha farklı yerlere çekilmesi muhtemel vakıalara hiç girmemiş bile. Bu açıdan bakıldığında, genel tarihi kirliliğe atılmış bir kurşun olarak da görülebilir Kibrit-i Ahmer'in Peşinde.
Meraklısı için bulunmaz bir nimet ama Muhyiddin İbn Arabi'yi tanımayanların okuyup da tanıyabilmesine olanak sağlayan bir çalışma değil elbette. Sanırım bu nitelikte bir eser de kolay kolay olamaz. Bazı şahsiyetler sığmıyor kelama, kaleme, akla...

Devamını Oku
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...