Futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2011 Pazartesi

Ali Sami Yen'e Veda Maçı


Gerçekten hüzün kapladı her bir yanımı. Gözümüzü onunla açtığımız, ulaştığımız her başarının has kalesi Ali Sami Yen'e veda ediyoruz. Az kapasitesine rağmen mahalle aralarında maç yaparken topa abanan hanzolara, ''broo sakinsene, Ali Sami Yen mi burası'' derken dilimize pelesenk olmuş o kutsal futbol mabedi artık olmayacak...

11 Ocak 2011 Salı günü (yarın) Beypazarı Şekerspor'la veda maçına çıkıyoruz. Bari bu sefer adam akıllı bir organizasyon yapsaydı ama yine sınıfta kaldı Aslan yönetimimiz. Kadrolar evlere şenlik. Çok eksik var. Gerçi o kadar da gaddar olmamak lazım. Öyle bir tarihimiz, o kadar fazla efsane ismimiz var ki kimi çağırsalar eksik kalacaktı.

Tüm aramalarıma rağmen hala bilet bulabilmiş değilim. Biletlerin satışa çıkarılmaması bir yandan iyi ama isteyen de gidemiyor böyle olunca. Hala vakit var, bulan olursa haberlerini bekliyorum :)

Maç kadrolarını da verelim tam olsun;

Parçalı Forma
Adnan Polat
Umut Oran
Salih Sayar
Semih Yaban
Sabit Sır
Tayfun Hut
Abbas Yaşar
Yusuf Altuntaş
Taner Alpak
Orhan Atik
Osman Akyol
İlyas Kahraman
Ahmet Çakır
Chat Arslan
Mehmet Aydın
Metin Yıldız
Kemal Yıldırım
Murat Kandil
İbrahim Sokullu
Adnan Aydın
Adnan Esen
Tarık Hosic
Tanju Çolak
Gheorghe Popescu
Gheorghe Hagi
Feti Okuroğlu
Savaş Koç
Tugay Kerimoğlu

Teknik Direktörler:
Cevat Güler
Ahmet Akcan
Öner Kılıç



Mercan Forma
Alp Yalman
Hayrettin Demirbaş
Bahattin Demircan
Fadıl Koşutan
Sefer Karaer
Turgay Kazancı
Faruk Ölçer
Erhan Önal
Vedat İnceefe
Cüneyt Tanman
Bülent Korkmaz
Gürcan Aday
Cengiz Yazıcıoğlu
Turgay Aksu
Okan Buruk
Muhammet Altıntaş
Arif Erdem
Hakan Şükür
Metin Çekiçler
Cevat Prekazi
Saffet Akyüz
Mirsat Kovacevic
İlyas Tüfekçi
Murat İnan
Hamza Hamzaoğlu

Teknik Direktörler:
Bülent Ünder
Müfit Erkasap
Eser Özaltındere
Devamını Oku

3 Aralık 2010 Cuma

2018 ve 2022 Dünya Kupalarının Ev Sahipleri Belli Oldu


 Uzun zamandır bu iki dünya kupasının nerede yapılacağı merak ediliyordu. 2018 için Rusya, İngiltere, İspanya-Portekiz ortaklığı ve Belçika-Hollanda ortaklığı finale kalmıştı. İngiltere uzun süre favori olarak götürmesine rağmen son günlerde ne olduysa artık, ev sahipliği Rusya'ya gitti.

Dünyanın en büyük ülkesi olması ve şuana kadar dünya kupası düzenlememiş olması dezavantaj gibi gözükse de paranın gücü ve siyasi iktidarın desteğiyle 2018'i kaptılar. Türkiye'ye yakın olması bizim açımızdan gayet güzel bir durum. Bana şimdiden ''kenara bir şeyler koymaya başlasam mı'' dedirtti bile.

2022 için ise Katar, ABD, Avustralya, Güney Kore ve Japonya kapışıyorlardı. Gülen Katar oldu.

Bu 5'liyi gören herkes önce, ''Katar'ın ne işi var yaa'' dedikten sonra ''abi para işte, bunlar alır bile'' demiştir herhalde. Ben şahsen böyle geçirmiştim içimden ama ABD varken kesinlikle şans tanımıyordum. Özellikle ekonomik krizle en çok sarsılan ülkelerin başındaki ABD, halkının gönlünü bir şekilde almak için bu gibi büyük bir organizasyonu kullanmak istemiştir. Obama'nın sonuçlara yaptığı yorum da bu hayalkırıklığını gösteriyor gibi.

Katar'ı herkes biliyordur zaten. Çöl sıcaklarıyla ünlü Arap ülkelerinden biri. Ortalama 50 derecelerde dolaşan hava sıcaklığı futbol için gayet sağlıksız. Gerçi garantisini verdiler bu sıcakları 20 derece civarına düşürecekleri hususunda ama bunun için harcanacak enerjiye kimse bir şey demiyor gördüğüm kadarıyla. Müslüman bir ülkenin bu gibi dev bir organizasyona ev sahipliği yapacak olması çok güzel bir şey ama bunlara değer mi acaba?

Fifa'nın Güney Afrika'yla başladığı dışlanmış coğrafyaları, sisteme futbolla entegre etme çabası iyice göze batmaya başladı, 2018 ve 2022 için seçtikleri evsahipleriyle. Bu kadar kör göze parmak yapılınca, zamanla eleştirilerin geleceğini tahmin etmek hiç de zor değil. Özellikle Katar konusuna büyük bir parantez açılacaktır bundan sonra. Zamanla göreceğiz...
Devamını Oku

16 Eylül 2010 Perşembe

Morinho'ya Part-Time Antrenörlük


 2012 Avrupa Şampiyonası grup maçlarında istediği sonuçları bir türlü alamayan Portekiz en son teknik trektörünü kovmuştu. Birçok teknik adam bu güzel kadrolu ve dahası futbol potansiyeli olan ülke takımının başına geçmek istediğini söylemişti. Maradona bile açıkça söylemişti Portekiz'in başına geçmek istediğini. Ama Portekiz'in gönlü başkasındaymış meğer. 'Special One'a teklif götürmüşler ve denilene göre birkaç pürüz dışında sıkıntı kalmamış.

Morinho bu sene başında İnter'den Real Madrid'e geçmişti. Haberi ilk anda duyan herkes 'ya daha 1 ay olmadı Real'e geleli ne işi var Portekiz'de'  diyebilir ama işin aslı öyle değil. Gruptaki ilk iki -kötü- maçtan sonra puan kaybına tahammülü olmadığından verilecek uzun araya en az zararla girmek istiyor Portekiz. Bu sebeple 2 maçlığına teklif götürmüşler.

Morinho'ya yakışır bu tip gariplikler :)
Devamını Oku

İnsan Değilsin Messi 1 / Barcelona - Panathinaikos


Bugünden itibaren tarihe tanıklık etmek adına, Messi'mizin maçlardaki üstün performanslarını bu başlık dizaynıyla postlayacam. Sedece Asist+Gol toplamının 4 ve üstü olduğu maçları kapsamasını düşünüyorum ama atıp attırmadan da maçın yıldızı olabiliyor, o yüzden herhangi bir kriter de getirmek istemiyorum. En fazla silerim :D

Şampiyonlar Ligi grup ilk maçlarında Yunan temsilcisiyle karşı karşıya geldi Barcelona. 'Büyük takımlara erken gol atmayacaksın abi, özellikle deplasmanda oynuyorsan' düşüncemi doğrulayan bir maç oldu. 20. dakikada Sydney Govou'yla golü buldu ama kendi adlarına keşke bulmasalardı. Bu dakikadan sonra Messi şov başladı. 3. goldeki 'ipe serme' işlemi ve son goldeki mükemmel asist klasik Messi muamelesi. Toplamda 2 gol, 2 asist, 1 penaltı kazanıp-kaçırma ve toplamda 3 kez direklere takılma.

Uyuyan devi uyandırırsan olacağı bu. Sonuç Barcelona 5 - Panathinaikos 1.

Devamını Oku
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...