Toplu Film Yazıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Toplu Film Yazıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2012 Pazar

23-30 Haziran 2012 Film Yorumları

Şöyle ki, çok dolu bir hafta yaşadım diyebilirim. Uzun zamandır bu kadar güzel bir hafta yaşadığımı hatırlamıyorum. İstisnasız hepsini öneririm. Özellikle -yorumlardan da anlayacağınız üzere- birkaç tanesini fazlasıyla öneririm. İzlemeden geçmeyiniz onları emi :)

Şöyle 1 adet müstakil yazımız var, onun dışındaki yorumlar da aşağıda;
- Bir Zamanlar Anadolu'da (2011)


Devamını Oku

24 Haziran 2012 Pazar

16-22 Haziran 2012 Film Yorumları

Ve evet neredeyse son zamanların en iyi haftasıydı. 8 üstü 2, 7 üstü 3, 6 üstü 5 filmimiz var. Ve 7 filmin hepsi önerilir mahiyette. Tekrar yapınca hep böyle oluyor :)

Kısa keserek yorumlara geçelim;


Devamını Oku

16 Haziran 2012 Cumartesi

08-15 Haziran 2012 Film Yorumları

Vakit kaybı olarak gördüğüm 0 filmle geçen bu haftaya güzel denilebilir sanırım. 3-4 tanesini de ayrıca önerebilir, hatta ısrar bile edebilirim. Türk filmi de izledim. Daha ne ister deli gönül :)

Yorumlara geçelim o zaman;

Devamını Oku

8 Haziran 2012 Cuma

01-07 Haziran 2012 Film Yorumları

Haftaya yorum yapmadan direkt yorumlara geçiyorum :)



"Liam Neeson varsa, izlenir hafız" mottosunu iliklerine işleten sinemaseverlere tavsiye edip, bu mottoyla henüz herhangi bir ilişki içine girmemiş abi ve ablalara ise önermekle önermemek arasında kaldığım bir film Gri Kurt.

Benzerlerinden bir hayli farklı geldi bana. Hani hayatta kalma orijinliyse bir film, göreceğimiz şeyler genelde sabittir. Bir kahramanımız vardır. Alır eline sazı, yer misin yemez misin diye dalar ortamlara. Önüne çıkan zorluklar asla yıldırmaz onu. Zaten müthiş bir karizması vardır bu kahraman olacak bıdığın. Ne yaparız bizler de? Film boyunca onun zirvelere çıkışını izler, her başarısında biraz daha bağlanırız kendisine.

Lakin bu film öyle değil. En azından tamamen böyle değil. Daha gerçekçi, daha felsefi. Tabii felsefesi zayıf bununla beraber. Hatta ilkokul müsameresi tadında ortaya konuyor pek çok sahnede bu zayıf felsefe. Dolu film beklemeyin ama kesinlikle düz de değil.

Ben sevdim ama. Hatta zevk de aldım. Heyecanlandım. Korktum zaman zaman. Üşüdüm sonra. Ne bileyim, ıslandım. Yüksekten korktum. Bazı karakterlere küfrettim. Sıkılmadım yani. Beklentiyi fazla yükseltmeden keyiflice izlenebilir kısaca.

The Grey (2011) 5+ / 10


Devamını Oku

1 Haziran 2012 Cuma

23-31 Mayıs 2012 Film Yorumları

Sanırım bu sisteme geçtiğimden beri en iyi geçen hafta olabilir. En olmasa da, enlerden olduğu kesin. Hepsini önerir, toplu yorumlara geçerim;


Shrek serisinin yan karakterleri arasında farklı bir tadı olan Kedi'nin spin-offu oluyor Puss in Boots. Karakterimizin hikayesini öğrenirken yeni bir macerasına da konuk oluyoruz. Bu konukluk, filmden ilk haberler geldiğindeki oluşan beklentilere karşılık veriyor mu peki? Hem evet hem hayır. Animasyon bir filmden beklenecek tüm sempatiklikler mevcut ama senaryo işleme açısından bir hayli çocuksu kalmış. Tabii rahatsız ediyor insanı.

Ama eğlenmenize de mani değil tüm aksaklıklar. Özellikle hedef kitle olan çocuklar için biçilmiş kaftanlardan diyebiliriz filme. Devam filmleri konusunda bilgim yok ama büyük ihtimalle bunu da devam ettirirler. Sonuçta izlenmişse iş bitmiştir. Çekmemek günah gibi bir şey ekonomi dininde.

Türkçe dublajla izledim. Son zamanlarda izlediğim en düz dublajdı. Animasyonlardaki dublaj başarısını görememiş olmak biraz şaşırttı ama bu da göz ardı edilebilir diyerekten;

Puss in Boots (2011) 4 / 10
Devamını Oku

23 Mayıs 2012 Çarşamba

16-22 Mayıs 2012 Film Yorumları

Çok güzel geçen bir haftadan sonra ortalama geçen bir hafta... Genel itibariyle yine tavsiye edilen filmler... Öyle.

Müstakil yazı adayımız 1 adet mevcut. Umarım yazacağım. Aslında bir daha izlemeden yorum yapmamak adına böyle bir şey yapıyorum ama durum budur;
-Ninjo kami fusen (1937)

Toplu yorumlara geçelim o zaman;



Sinema bozuldu ya hani. Artık eskisi gibi sadece sinema için yapılan sinemaların sayısı azaldı ya hani. İnsanlığın büyüyüp kirlendiği modern zamanların tüm kokuşmuşluklarının galebe çaldığı bir sektör haline geldi ya hani sinema... İşte bu film, bu döngünün kırıldığı, hadi biraz daha film açısından konuşalım, bu döngünün tersine çevrildiği filmlerden biri. Masalımsı filmler familyasının nadide çiçeklerinden biri. Saflıkla karışık temizliğin zirvelerde dolaştığı filmlerden!

Karakterlerin çoğusu bazı genel milli hikayelerden apartılmış durumda. Bu bile ne denli ufuklar açıyor izlerken anlatamam. Her karakterin farklı bir çıkış noktası olmasına rağmen, gerçeğin birleştiriciliğiyle öyle bir kenetlenmiş buluyorlar ki birbirlerini, çoğu zaman masal diyarlarını tercih ediyorsunuz aldığınız nefese...

Bu seferki çocuk karakteri de diğerleri gibi enfesimsi. Tatlılığı garip derecede şaşırtıcı. Sırf o mimikleri için, çocuksu çocukluklarını görmek için bile izlemeli bu filmi.

Çok şey denir filme. Ama izleyin demek de yeterli sanırım. Zira üzerine bir şeyler denildiğinde büyüsünün kaçmasından korktuğum filmler biri oluyor kendileri. Kısaca, naif duyguların filmleri gibi bir liste yapılırsa bu filmin de içinde yer bulacağını bilin, der ve puanı veririm;

The Fall (2006) 7+ / 10

Devamını Oku

16 Mayıs 2012 Çarşamba

08-15 Mayıs 2012 Film Yorumları

Güzel bir hafta idi. Filmlerin büyük kısmını tavsiye ederim. Müstakil yazımız da var 3 adet;

- Extremely Loud & Incredibly Close (2011)
- Che: Part Two (2008) (gelecek)
- Che: Part One (2008) (gelecek)




Kaç defa izledim şu seriyi, bilmiyorum. Her defasında göz açıp kapayıncaya kadar bitiyorlar. Hani zaman denen şeyin göreceliliği üzerine ihtisas yapanlar, eğer şu seriyi izleme imkanı bulurlarsa, ortaya koyacakları tezler vesaire çok daha farklı ve görecelilik açısından oldukça pozitif renkler barındırır. Einstein filan kaçırdı bu fırsatı, günümüz teori fizikçilerine naçizane duyurumdur; bir de bu açıdan bakınız efendim olaya :)

Yüzüklerin Efendisi sevgim çok fazla ama nedense üzerine şöyle tam bir inceleme yazısı yazmıyorum. Layık olmayacağını bildiğimden yazmıyorum sanırım ama bu bir bahane olmamalı. Her izleyen, illa bir şeyler yazmalı bu seriyle ilgili. Ne bileyim en azından Peter Jackson'a methiyeler düzsünler sadece veya Tolkien'in insan olamayacağına dair tumturaklı bıt bıtlar savuştursunlar. Ama yapsınlar bir şeyler.

Ufak yorumsuz geçmeyeyim dedim. Hafiften de bir mim olsun bu yorum. Sonradan şöyle en az 50-60 sayfa tutacak, tüm seriyi kapsayacak detaylı bir inceleme yazısı niyetimi hatırlatmak amacıyla da kalsın buralarda.

İzlemeyen yoktur sanırım. Varsa da lütfen insan içinde söylemesin :)

Puan konusunda ne diyebilirim bilmiyorum. Blogu takip edenler bilir, titizimdir puanlamada. Ama şu seride titizlenmeyi gereksiz ve -tamam itiraf ediyorum- çok zor buluyorum. Dolayısıyla orasına burasına hiç bakmadan gönlü rahat bir şekilde yapıştırıyorum;

The Lord of the Rings: The Return of the King (2003) 10 / 10
Devamını Oku

8 Mayıs 2012 Salı

01-07 Mayıs 2012 Film Yorumları

Güzel bir haftaydı. Hatta son zamanlardaki en iyi haftalardan biri bile denilebilir. 7de7 diyorum ve yorumlara geçiyorum :)



Mission Impossible serisinden film gelecek de, bu gözler onu bile bile izlemeyecek. Sanmıyorum ki olsun böyle bir şey. Bugünlere geldiysek, iyisiyle kötüsüyle çok şeyler borçluyuz bu ve birkaç seriye. En azından gönül bağımız var. Her türlü izlenir, izliyoruz.

Bunlarla beraber, serinin içi iyice boşaldı. Bkz. önce sev sonra öldür :) Teknoloji arttıkça garip bir biçimde serinin ruhu kayboluyor. Daha kolay izlenmeye başlanıyor filmler ama Ethan Hunt'un yaşlanmasıyla tümden kaybolmaya yüz tutuyor artık.

Bu filmden sonra anlaşıldı ki, son zamanların kimse tarafından tutulmayan aktörü olan Jeremy Renner, serinin yeni has elemanı. Tom abiden boşalması muhtemel koltuğa gerim gerim gerilecek. Bence yakışacak da. Lakin daha dolu filmlerle tanıdık kendisini. Bu şekilde popülerliği hızlı bir şekilde artacak olsa da, saygınlık filan kalmayacak kendisinde. Dikkat et Jeremy, der geçerim :)

Film, klasik Mission Impossible filmlerinden. Uçanlar, kaçanlar, zıplayıp parende atanlar filan sayılarla ifade edilemeyecek durumda. Müzikler de almış başını gitmiş. Uzun olmasa tam vakit geçirmelik diyeceğim ama 133 dakika ıcık fazla olmuş. Yine de sevdim be hafız :)

Mission: Impossible - Ghost Protocol (2011) 5 / 10

Devamını Oku

1 Mayıs 2012 Salı

23-30 Nisan 2012 Film Yorumları

Ortalama filmlerle geçen bir haftayı TLOR'la hasret gidererek kapattık. Uzun süredir Türk filmi orucumuza da bozduk. Hasılat; 7 film.



Devamını Oku

23 Nisan 2012 Pazartesi

16-22 Nisan 2012 Film Yorumları

Bu hafta 1 adet müstakil yazımız var ama en az 3-4 tane de yazılabilirdi rahatlıkla. Tembellik utansın diyerek diğer 6 adet yorumumuza geçelim;

- Año bisiesto (2010) (gelecek)


Devamını Oku

16 Nisan 2012 Pazartesi

08-15 Nisan 2012 Film Yorumları

1 tane müstakil, 7 tane toplu yorumumuz var bu hafta. Müstakil film;

- Hellowoo Goseuteu (2010)


Devamını Oku

8 Nisan 2012 Pazar

01-07 Nisan 2012 Film Yorumları

Vakitsizlikten dolayı üzerine bir şeyler yazamadığım filmlerle dolu bir haftayı daha geride bıraktık. Efsane olmamalarına rağmen birçoğu başucu edilesi filmler. İzledim, sevdim...

Müstakil 1 yazımızın yanında 6 da nispeten kısa yorumumuz var.

- A Dangerous Method (2011)



Devamını Oku

1 Nisan 2012 Pazar

24-31 Mart 2012 Film Yorumları

İkisi müstakil, 7 tane filmimiz var bu hafta;

- The Descendants (2011) 7 / 10
- The Artist (2011) 7+ / 10


Devamını Oku

24 Mart 2012 Cumartesi

16-23 Mart 2012 Film Yorumları

Nispeten güzel ve nispeten kötü filmlerle geçen bir hafta daha. 2 tane müstakil yazımız var;

- The Girl with the Dragon Tattoo (2011) 7 / 10
- Lakposhtha parvaz mikonand (2004) 8 / 10



Devamını Oku

16 Mart 2012 Cuma

08-15 Mart 2012 Film Yorumları

Bu hafta 1'i müstakil yazılı olmak üzere 8 filmimiz var;

- Shotgun Stories (2007) 5+ / 10


Devamını Oku

8 Mart 2012 Perşembe

01-07 Mart 2012 Film Yorumları

Bu hafta da müstakil yazı yok. Ama ortalamanın üzerinde film var. İşte yorumlar;

Devamını Oku

1 Mart 2012 Perşembe

23-29 Şubat 2012 Film Yorumları

Son zamanların en düşük ortalamasına ait izlenti haftası olmuş bu hafta. Allah'tan son filmle turnayı gözünden vurduk. M'yi herkese öneririm. Çok büyük film gerçekten.

Bu hafta müstakil yazı yok. Toplu yorumlar şöyle;

Devamını Oku

23 Şubat 2012 Perşembe

16-22 Şubat 2012 Film Yorumları

Müstakil yazısı gelecek filmler şunlar;
- Tinker Tailor Soldier Spy (2011)
- The Jar: A Tale from the East (2001)

Diğer filmler de şunlar;
Devamını Oku

16 Şubat 2012 Perşembe

08-15 Şubat 2012 Film Yorumları

Müstakil yazısı olan 3 filmimiz var bu hafta. Toplu yorum başlığımıza da kala kala 2 filmimiz kaldı;

- Real Steel (2011) 4 / 10
- Mystic River (2003) 8 / 10
- The New World (2005) 7+ / 10

Devamını Oku

11 Şubat 2012 Cumartesi

01-07 Şubat 2012 Film Yorumları

Müstakil başlıklar olduğundan 2 kısa yorumumuz kaldı bu periyoda. Diğer filmlerin yazılarına isimlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.

- Anonymous (2011) 5 / 10
- Margin Call (2011) 7+ / 10
- Batman & Robin (1997) 2 / 10



Star Wars evrenine ikinci filmle kaldığımız yerden devam ediyoruz. Ve serinin en iyi filmiyle devam ediyoruz da diyebiliriz. Diğerlerini hiç söylemiyorum, sadece ilk filmden daha iyi olması bile serinin en iyi filmi olmasına fazlasıyla büyük bir kanıt. 127 dakika boyunca düşmeyen tempo, büyük bir başarı. Bu temponun yanında, ilk filmde kurulmaya başlanmış karakter örgüsü de bu filmde oldukça mesafe katetmiş durumda. Solo'muz, Leia'mız... ve tabii ki Luke'miz, Darth Vader'imiz... Neredeyse tüm karakterlerimiz mükemmel bir biçimde oturuyor bu filmle beraber.
Devamını Oku
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...